loading

Sosyal medya hesaplarınızla hızlı giriş yapabilirsiniz.

GSO, ‘’ANTEP KUTNU KUMAŞI’’NIN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİNİ ALMAK İÇİN TPE’YE BAŞVURDU

GSO, ‘’ANTEP KUTNU KUMAŞI’’NIN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİNİ ALMAK İÇİN TPE’YE BAŞVURDU

GSO, ‘’ANTEP KUTNU KUMAŞI’’NIN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİNİ ALMAK İÇİN TPE’YE BAŞVURDU

Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Gaziantep yöresinin asırlık el sanatlarına ve geleneksel tatlılarına sahip çıkmaya devam ediyor.
Geleneksel tatlılarından baklavanın, Avrupa Birliği’ne yaptığı resmi başvurusunun ardından 2013 yılında ‘’Antep Baklavası’’ olarak uluslararası tescilini alma başarısı gösteren GSO, şimdi de ‘’Antep Kutnu Kumaşı’’nın tescil sürecini başlattı. ***
GSO; ülkemizde sadece Gaziantep’te üretilen ve dokuma sanatı 16. yüzyıla uzandığı bilinen Antep Kutnu Kumaşı’nın ‘’Coğrafi İşaretini’’ almak için Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) başvuruda bulundu.
GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Konukoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, birçok medeniyete ev sahipliği yapan Gaziantep’in en büyük zenginliklerinden birisinin yöresel ürünleri ve yöresel lezzetleri olduğunu belirtti.
Konukoğlu, kutnu kumaşının da şehrin çok önemli bir kültürel değeri olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
‘’Antep Kutnu Kumaşı, Gaziantep bölgesinde yüzyıllardır üretilen ve kullanılan, genellikle çözgü sateni veya bezayağı örgü ile dokunan, boyuna çizgili desenlerden oluşan bir tür atlas kumaştır. Ülkemizde sadece Gaziantep’te dokunmakta olup, kutnu dokuma sanatının 16. yüzyıla kadar uzandığı bilinmektedir. GSO olarak, milli kültürümüzün bir parçası olan bu değerlerimizin yaşatılması ve tanıtımı için önemli çalışmalar yapıyoruz. Bu doğrultuda Antep Kutnu Kumaşı’nın coğrafi işaretini almak üzere TPE’ye başvurduk.’’
-‘’MARKA ÜRÜN SAYISINI ARTIRACAĞIZ’’-
GSO olarak, Antep Baklavası’nın coğrafi işaret tescilini aldıktan sonra uluslararası tescili için AB’ne başvurduklarını, dört yıllık bir sürecin sonunda AB tescilini 2013 yılında aldıklarını anımsatan Adil Konukoğlu, baklavanın, Türkiye’den tescil edilen ilk ürün olması açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Üyelerinin markalaşma çalışmalarını desteklemek, şehre katma değer kazandırmak amacıyla Sanayi Odası’nın ‘’Marka Şehir Gaziantep’’ projesini 2003 yılında başlattığını hatırlatan Konukoğlu, bu proje ile Dünya Odalar Birliği tarafından birincilik ödülünü ülkemize kazandıklarına vurgu yaptı.
Konukoğlu, Gaziantep’in bugün en fazla marka ve patent başvurusu yapan altıncı şehir konumunda bulunduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
‘’Marka şehir Gaziantep’in marka ürünlerinin sayısını artırmak istiyoruz. Bu doğrultuda şehrimizin geleneksel ürünlerine sahip çıkıyoruz. Bunların, sanayiye ve ihracata katkısını sağlayabilmek için çalışıyoruz. Bunların en başında baklava geliyor. Baklavanın coğrafi işaretini Türkiye’de ve daha sonra AB’nde aldık. Şimdi Gaziantep’te binlerce yıldır dokunan Antep Kutnu Kumaşı’nın önce Türkiye’de coğrafi işaret tescilini alabilmek, onun arkasından AB’nde bu işareti koydurmak amacıyla çalışıyoruz. İnşallah Antep Kutnu Kumaşı’nı dünyada pazarlanabilir, katma değeri yüksek bir ürün haline getireceğiz.’’
-‘BÜTÜN ŞEHİRLERİMİZ YÖRESEL ÜRÜNLERİNE SAHİP ÇIKMALIDIR’’-
Konukoğlu, yöresel zenginliklere önem verilmesi gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Dünyada birçok ürünün fiyatlandırmasına, değerlendirmesine baktığımız zaman markaların her zaman bir adım önde olduğunu görüyoruz. Ülkelerin ve şehirlerin gelişmesi artık markalarla oluyor. Türkiye’nin her ilinde meşhur ürünleri var. Bu değerlerimizi başka ülkelere kaptırmamanız gerekiyor. Bütün şehirlerimizin yöresel ürünlerine sahip çıkarak markalaştırması, ekonomiye kazandırması gerekiyor.’’
ANTEP KUTNU KUMAŞI
Antep Kutnu Kumaşı; Gaziantep bölgesinde yüzyıllardır üretilen ve kullanılan genellikle çözgü sateni veya bezayağı örgü ile dokunan, boyuna çizgili desenlerden oluşan bir tür atlas kumaştır.
Bu kumaşın atkı sıklığı ve çözgüsüne göre ‘’kutnu, meydaniye kutnu ve alaca kutnu’’ olmak üzere üç çeşidi bulunur. Bunların tümü Antep Kutnu Kumaşı adı ile anılır.
Antep Kutnu Kumaşı, ülkemizde sadece Gaziantep’te dokunmakta olup, kutnu dokuma sanatının 16. yüzyıla kadar uzandığı bilinmektedir.
Çözgüsü ince ipek, atkısı pamuk ve ipek karışık atılmış, çoğunlukla yollu bir kumaştır. Zamanla çözgüsü suni ipek (floş) iplik, atkısı pamuk iplik kullanılmaya başlanmıştır.
Renkli çözgülerin oluşturduğu boyuna çizgili yolların genişlikleri, renkleri ve desenlerine göre Antep Kutnu Kumaşa ‘’Hindiye Kutnu, Mercan Kutnu, Vişneli Furş, Çiçekli Şahiye, Çingene, Sultan, Yeşil İnci’’ gibi değişik adlar verilmektedir.
Çözgü ipliklerinin bağlama batik tekniği ile renklendirilmesinden dolayı kendiliğinden oluşan desenlere göre ise ‘’Sedefli Bağlama Kutnu ve Beyaz Taş Kutnu’’ olarak adlandırılmaktadır.
Geçmişte padişah kaftanları da dikilmesi nedeniyle ‘‘Saray kumaşı’’ adıyla anılan Antep Kutnu Kumaşı; yöre insanının geleneksel giysilerinde, halk oyunları kıyafetlerinde ve ayrıca günlük hayatta kullanılan fular, yelek, gömlek, kravat, çanta, giyim eşyaları ile perde, döşemelik kumaş vs. dekorasyon ve süs eşyalarının yapımında kullanılmaktadır.
Renk ve desenleriyle meraklılarından yoğun talep gören ve son yıllarda birçok moda tasarımcının ilgisini çeken kutnu kumaşını Türk tasarımcı Serap Pollard, "AW15 Kutnu" koleksiyonu ile Londra Moda Haftası'nda moda dünyasına tanıtmıştı.
COĞRAFİ İŞARET NEDİR
TPE’ye göre coğrafi işaretler; belirli bir bölgeden kaynaklanan ya da belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu bölge ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir.
Bu ürünlerin üzerinde o yörenin adının kullanılması, tüketiciler tarafından o ürünün benzerlerinden farklı özelliklere sahip olduğu şeklinde algılanabilir. Tüketiciler söz konusu yöre adıyla satılan ürünleri o yörenin adına duydukları güvenle, aynı türdeki diğer ürünlere tercih edebilirler.
Bu anlamda coğrafi işaretler, geleneksel bilginin bir ürün gibi şekillendirildiği, paketlendiği, alındığı ve satıldığı bir boyuttadır. Ürünün kalitesi, geleneksel üretim metodu ve coğrafi kaynağı arasında kurulan sıkı bağı simgeleyen bir güvencedir. Coğrafi işaret, ürünün standardını korur ve geleneksel üretim metoduna uygun olarak üretilmesini sağlar.