loading

Sosyal medya hesaplarınızla hızlı giriş yapabilirsiniz.

ADNAN ÜNVERDİ, “GAZİANTEP, TÜRKİYE VE DÜNYA İÇİN ÜRETMEK ZORUNDA”

ADNAN ÜNVERDİ, “GAZİANTEP, TÜRKİYE VE DÜNYA İÇİN ÜRETMEK ZORUNDA”

GSO Başkanı Adnan Ünverdi, Koronavirüs (Covid-19) salgını dolayısıyla Gaziantep'in Türkiye ve Dünya için üretmek zorunda olduğunu söyledi.

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Koronavirüs (Covid-19) salgını dolayısıyla yaşanan zorlu süreçte Gaziantep sanayisinin öneminin bir kez daha anlaşıldığını belirterek, “Bu dönemde en temel ihtiyaç olan gıda ve hijyene dayalı koruyucu kumaş üretiminin büyük kısmı Gaziantep’ten karşılanmaktadır. Bu sebeple Gaziantep hem Türkiye hem de dünya için üretmek zorundadır” dedi.

Dünyada ve ülkemizde Koronavirüs salgını ile birlikte sağlık ve gıda üretiminin çok daha stratejik hale geldiğini belirten Adnan Ünverdi, şunları dile getirdi:

“Gaziantep sanayimiz geçmişten bugüne ülkemizin kalkınmasına, ihracattaki başarısıyla dünya ölçeğindeki güçlü duruşuna katkıda bulunmuş ve bölge insanımıza istihdam sağlamıştır. Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesine sahip kentimizde binin üzerinde işletme faaliyet göstermekte ve 180 bin kişi istihdam edilmektedir. Gaziantep bu gücüyle kriz dönemlerinde de her zaman ülkemizin itekleyici gücü, sorumluluk alan ve çözüm üreten şehri olmuştur. Bugün de yaşanan salgınla birlikte dünyada en çok gıda ve sağlık ürünlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Covid-19 salgını ile çok daha önemli hale gelen gıda ürünleri ile koruyucu maske ve tulum yapımında kullanılan kumaşların büyük bölümünün üretimi şehrimizde yapılmaktadır. Şehrimiz nonwoven üretiminde Türkiye’de ilk sırada yer almakta olup, koruyucu amaçlı maske, tulum ve benzeri ürünlerde kullanılan dokusuz-örgüsüz kumaşların yüzde 85‘i Gaziantep’te üretilmektedir. Bununla birlikte bu kumaşların konfeksiyon işlemleri de ilimizde yapılmaktadır. Tekstilden sonra kentimizde ikinci sırada gıda sektörü gelmektedir. Türkiye makarna üretiminin yüzde 55’i, irmiğin yüzde 63’ü, rafine ayçiçek yağının yüzde 24’ünü gerçekleştiren şehrimiz bu sektörlerde ülkemizde en fazla üretim yapan il konumundadır. İlimiz buğday ve un üretiminde de üçüncü sırada yer almaktadır. Gaziantep aynı zamanda makarna üretiminde Avrupa ikincisidir ve gıdaya bağlı ambalaj sanayinde önemli bir yere sahiptir. Bu veriler ışığında salgın sürecinde insanımızın temel ihtiyaçlarının karşılanmasında Gaziantep merkez üs görevi üstlenmiştir. Böylesi kritik bir süreçte işletmelerimizin üretimine devam etmesi yaşamsal ihtiyaçların karşılanması noktasında da çok önemlidir.”

Koronavirüsle mücadelenin toplumun tüm kesimleri ile birlikte yürütülen bir seferberlik olduğunu belirten Ünverdi, sanayi işletmelerinin Covid-19 salgının ülkemizde görülmesi ile birlikte tedbirlerini en üst seviyede aldığının altını çizerek, “Maalesef virüs çıktığı günden buyana dünyada hızla ilerledi. Ülkemizde de Mart ayı başında Koronavirüs vakalarının görülmesi ile birlikte kamu tarafından alınan tedbirler kapsamında firmalarımız, servis araçlarında ve işletmelerde oturma planı, maske takılması, çalışama alanlarında hijyen koşullarının oluşturulması, fiziki mesafe ve vardiyaların düzenlenmesi gibi tüm konularda önlemlerini sıkı bir şekilde aldı. Alınan tedbirler ve önlemeler artırılarak da devam ediliyor. Tabi burada gerek iş yaşamımızda gerekse sosyal yaşamda kurallara riayet etmemiz hem sağlığımız hem de yaşamsal faaliyetlerin devam etmesi açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Bu çerçevede organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren firmalarda Covid-19 testlerinin yakın zamanda başlayacağı bilgisini veren Ünverdi, “Gaziantep Valiliğimiz, Milletvekillerimiz ile birlikte Sağlık Bakanlığı ile yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde yakın zamanda organize sanayi bölgemizdeki çalışanlara Covid-19 testi yapılması kararı alındı. Testlerin başlamasıyla olası vaklar en başından hızlı bir şekilde tespit edilecek. Bu süreç Gaziantep Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, İlçe Belediyelerimiz, İl Sağlık Müdürlüğümüz ve Gaziantep OSB Müdürlüğümüz ile topyekün yürütülmektedir. Çalışanlardan da beklentimiz, sosyal mesafeye ve açıklanan tüm tedbirlere işletme dışında da birebir uymalarıdır. Bu sorun hepimizin sorunu ve en değerli varlığımız sağlığımız. Kendimizi korumamız diğer insanları da korumamız anlamına geliyor. Her zaman 14 kural vurgusu yapıyoruz. Bunu da hayatımızın bir parçası haline getirmek zorundayız. Bunu başarabilirsek salgını kontrol altına alır ve bu süreci hep birlikte atlatırız”  şeklinde konuştu.